Kısırlaştırma Hakkında Aklımıza Takılan Sorular | suzionline
VetArt Veteriner Kliniği SuziOnline'ı destekliyor.
Kısırlaştırma Hakkında Aklımıza Takılan Sorular

Kısırlaştırma Hakkında Aklımıza Takılan Sorular

VetArt Veteriner Kliniği

Selam! Birçok okuyucumun hala kedi kısırlaştırma konusunda aklında sorular olduğunu fark ettim. Bu sorular ve korkular ne yazık ki hem kediler hem de sahipleri için çok can sıkıcı bir hal alabiliyor. Hatta bazen bazı kişiler kısırlaştırma yerine kızgınlık döneminde kedisini sokağa salmayı ya da terk etmeyi tercih ediyor ya da kediler evin içinde tek başına kızgınlık stresine mahkum bırakılıyor.

Ne yazık ki yine olan kedilere oluyor. Dolayısıyla ben de instagram hesabımdan size, aklınıza takılan soruları ve korkuları sordum. Şimdi onları hep birlikte inceleyelim! Bazı soruların cevaplarını ben yazarken bazılarında Veteriner Hekim arkadaşım Aliye Akçer’den ve instagramdan severek takip ettiğim (takip etmek isterseniz hesabı burada) Veteriner Hekim Yağmur Şener Yıldız’dan destek aldım. Kendilerine ayrıca vakit ayırdıkları için çok teşekkür ederim!

Aliye’nin Zeytini Zeze <3

Şimdi sorulara lets go!

1- ”Kedimin Çok Fazla Ağrı ve Acı Çekmesinden Korkuyorum”

Bunun gibi bazı soruların aslında kısırlaştırma gerekli görülmediğinden sorulduğunu düşünüyorum. Yani, eğer gerek yoksa tabii ki hiçbir operasyona girmesin, hiç ağrı, acı çekmesin ancak ”gerek varsa” bu operasyon onun sağlığı ve psikolojisi için gerekliyse operasyon sürecindeki ağrı ve acıyı çekmesi gerekiyor.

Örneğin, kedinizin idrar yolu tıkansa acısı ve ağrısı olur diye sonda taktırmayacak mısınız? Taktıracaksınız çünkü bunun kediniz için gerekli olduğunu biliyor ve inanıyorsunuz ancak kısırlaştırmayı bu şekilde gerekli görmediğiniz için acı ve ağrı sizin geri durmanıza sebep olabiliyor. Oysa ki kedilerin daha mutlu ve sağlıklı yaşaması için kısırlaştırma yaptırmanız şart.

Kısırlaştırılmayan kediler kızgınlık dönemlerinde agresif ve huzursuz olurlar. Sürekli çiftleşmek isteyip çiftleşememek uzun vadede onların psikolojisini bozabilir. Günlerce süren kızgınlık dönemlerinde bas bas bağırırken ne kadar mutlular acaba?

Kızgınlık döneminde evden kaçmaya çalışacaktır. Tesadüfe bakın ki camdan düşen birçok kedi kızgınlık dönemindeki kediler olur. Acaba camdan düşüp beli kırılırsa nasıl bir acı ve ağrı çeker?

Kısır olmayan dişi kedilerde pyometra görülme ihtimali daha yüksektir. Acaba pyometra olursa nasıl bir acı ve ağrı çeker?

Sizi üzmemek için pyometralı foto eklemiyorum

Yine kısır olmayan kedilerde bazı kanser türlerinin görülme olasılığı daha yüksektir. Acaba bu kanser sürecinde ne kadar ağrı ve acı çeker?

Unutmamak lazım ki, kedilerimiz operasyon sürecinde anestezi etkisinde oluyorlar ve ameliyatta hiçbir şey hissetmiyorlar. Sonrasında ise bazı veteriner hekimler ağrı kesici önerip uyguluyor. Bazıları buna gerek bile duymuyor. Birçok operasyona kıyasla kısırlaştırma operasyonları aslında ”o kadar da” zorlu ve acı verici değil. Sonrasında kedilerimizin çok daha rahat ve huzurlu bir hayatı oluyor. Bu rahat ve huzurlu hayat için değer diyorum.

2-”Strese Girmesinden Korkuyorum”

Bu soruya biraz şaşırdım. Asıl onları strese sokan sürekli çiftleşmek isteyip çiftleşememek. Bu stres, eğer kısırlaştırılmazlarsa onların hayatlarının ayrılmaz bir parçası olacaktır. Bu sizce de çok üzücü değil mi?

Ayrıca geç kalan kısırlaştırmalarda ne yazık ki bu stresli dönemlerde alışkanlık edindikleri kötü huyları kalıcı olabiliyor. ( Etrafa işeme gibi)

Uzun vadede bu stresten ve stres temelli sorunlardan uzak kalmak için ”veteriner hekiminizin önerdiği zamanda” kısırlaştırmayı ihmal etmeyin. ( Neden sabit bir zaman söylemedim? Her kedinin sağlık durumu ve koşulları farklı olabiliyor.)

3-”Kısırlaştırma Sonrası Bakımı Yapamamaktan Korkuyorum”

Bu soru da kısırlaştırma gerekli görülmediğinden diye düşünüyorum aslında. Ancak şöyle söyleyeyim; ben de haftada 6 gün 9-6 çalışan bir insanım ve Suzi’nin kısırlaştırma sürecinde ve sonrasında sürekli onun yanında olamadım ancak bu bizim için bir sorun yaratmadı zaten 7/24 bakıma ihtiyacı olacak olsaydı ve ben yeterli olamayacak olsaydım hekim bizi eve yollamaz, Suzi’nin muayenehanede kalmasını isterdi. Ekstrem bir durum olmadıkça da 7/24 ilgiye ihtiyaç duymuyorlar. Standart operasyon sonrası bakım ve bizim yaşadıklarımız için buraya bakabilirsiniz. Yapılması gereken temel bir iki şey var sadece. Gerisi onun dinlenmesine müsaade etmek. Sürekli evde olup onunla ilgilenmenize gerek yok.

4-”Kısırlaştırma Ameliyatında Parça Unutulmasından Korkuyorum”

Şöyle düşünelim, karnınız aç ama yemeğin altını yakmaktan korktuğunuz için yemek yapmıyorsunuz, aç kalıyorsunuz…

Dişi kedilerde nadiren operasyonda bir yumurtalık bulunamayabiliyor ve kısırlaştırma operasyonu tam olarak gerçekleştirilemeyebiliyor. Bundan kaçınmak için yapacağımız çok temel bir şey var. Güvenilir bir veteriner hekime gitmek. Hekiminize güvendikten sonra korkmanız gereken bir şey yok.

Unutmayın, bu gerçeklemesi gereken bir operasyon ve sorunsuz gerçekleşmesi için tek yapmanız gereken güvenilir bir veteriner hekime gitmek ve onun yönlendirmelerine harfiyen uymak.

Komplikasyonlardan korkmanız operasyondan vazgeçip onu bu strese mahkum etmenize sebep olmamalı.

5-”Ameliyatın Başarısız Geçmesinden Ona Bir Şey Olmasından Korkuyorum”

Haklısınız. Suzi operasyondayken ”ya çıkamazsa” diye ben de çok ama çok zor zamanlar geçirdim ve öncesinde de operasyonun risklerini ve sonuçlarını kabul ettiğimi beyan eden bir yazı imzalamıştım. O an gerçekten bana dank etti. Kapının önünde ettiğim duaları bir ben, bir Allah bilir… Ancak bu operasyon hem Suzi’nin sağlığı ve mutluluğu için gerekliydi, hem de bizim onunla birlikte huzurla yaşamamız için gerekliydi. Operasyonu yaptırdığım yer konusunda çok fazla araştırma yapmamıştım aslında. Fazla ayrıntılı bilgi sahibi değildim o zamanlar. Şimdi olsa muhtemelen kliniği seçmeye çalışırken felç geçirirdim. İBB Fatih Hayvan Hastahanesi’nde gerçekleşti operasyonu Suzi’nin. Her ay onlarca hayvanın kısırlaştığı, tecrübeli ve güler yüzlü veteriner hekimlerin olduğu bir yer olmasına güvenerek gittim. Sonuçta da sorunsuz bir operasyon geçirdi Suzi, şükürler olsun.

Bu noktada da şöyle düşünmek lazım; evet, operasyon bir risk. Her operasyon bir risk taşır. Ancak bu operasyon gerçekleşmezse kedinizin kesin olarak yaşayacağı stres ve artan hastalık ihtimalleri de bir gerçek.

Operasyonun kötü geçmemesi için; güvenilir bir klinik ve hekim bulun. Hekiminiz gerekli görürse öncesinde yapılması gereken testleri yaptırın, böylece kedinizin operasyona hazır olduğundan emin olursunuz… Yukarıda da dediğim gibi aslında birçok operasyona kıyasla o kadar da zorlu bir ameliyat değil.

Ve yine komplikasyonlardan korkmanız operasyondan vazgeçip onu bu strese mahkum etmenize sebep olmamalı.

6-”Anesteziden Uyanamamasından Korkuyorum”

Bu soruyu ben direkt olarak Veteriner Hekim Yağmur Şener Yıldız’a ve Aliye Akçer’e sordum. Direkt olarak onların cevaplarını sizlere aktarmak istiyorum.

Veteriner Hekim Aliye Akçer;

”Anestezi öncesi uygulanan belirli prosedürler vardır. Bu prosedürlere göre kediniz anesteziye alınır. Kalp atışları, solunumu, vücut ısısı kontrol edilir, hemogramına bakılır. Kediniz anestezi almaya uygun ise anestezi uygulanır.”

Veteriner Hekim Yağmur Şener Yıldız;

Piyasada oldukça fazla anestezik madde var. Doğru anestezik maddenin seçilmesi çok önemli çünkü güvenli anestezi başarılı operasyon demektir. Örneğin; benim anestezi için kullandığım ürünün ml’si 60tl  iken ( bu sadece sedatif ilacın fiyatı, uyandırma anesteziği farklı) başka kliniklerde ml’si 2 tl olan anestezik ürün kullanılıyor. Dolayısıyla seçimi doğru yapabilmek gerekiyor. Sakarya’da kısırlaştırma fiyatları 600-700 tl arasında değişirken, bir klinikten aynı işlem için 400 tl gibi bir rakam alıyorsanız o noktada tereddüt etmeniz gerekiyor.”

Bu noktada ben şöyle anlıyorum; kedimizi operasyon öncesi genel muayene ettirip (ki zaten hekimler bunu yapıyor), gerekli testleri yaptırırsak ve güvenilir bir klinikte uygun anestezik madde ile işlemi yaptırırsak riski minimize etmiş oluyoruz ve gönül rahatlığıyla operasyonun güzel geçmesini bekleyebiliriz.

Eğer hala ”Ee ama yine uyanamama ihtimali var diyorsanız, konu başa dönüyor. Siz aslında kısırlaştırmayı gerekli görmüyorsunuz. Bu sebeple anestezi korkunuz bu operasyonun önüne geçebiliyor.”

7-”Kedim Suratı Düz Cins Bir Kedi Anesteziyi Kaldıramamasından Korkuyorum”

Veteriner Hekim Yağmur Şener Yıldız;

”Halk arasında düz suratlı olarak bilinen brachiocephalic ırklar dediğimiz, egzotic shorthair, chincilla, iran türü kedileri veteriner hekiminiz operasyona almadan önce detaylı muayene edecek ve anestezi protokolünü ona göre ayarlayacaktır. Yukarıda bahsettiğim gibi kullanılan anestezik madde ve hekime olan güven burada anahtar rol oynar.”

Yani, anlıyorum ki detaylı muayene ardından düz suratlı kediler de uygun anestezik madde ile operasyona alınabilir.

8-”Corona Pozitif Kedi Kısırlaştırılabilir Mi?”

Veteriner Hekim Yağmur Şener Yıldız’ın görüşü;

”Hasta sahiplerinin corona pozitif kedilerini kısırlaştırmama sebebi, corona pozitifin bağışıklığın düştüğü durumlarda fipe çevirme ihtimalinden dolayıdır.

Unutulmamalıdır ki kediler için en büyük stres faktörü kızgınlığa girdikleri o sancılı dönemdir. Ve bunu bir kere değil yıl boyunca düzenli olarak yaşayacak olmalarını düşünürsek operasyon döneminde bir kere strese girmelerini tercih ederiz.

Evet, operasyon ve kedinin evden çıkması, veterinere gitmesi bir stres faktörüdür ancak bunun önüne geçmek için kliniğe gelmeden önce çok strese giren bazı hayvanlara uyguladığımız bazı bitkisel sakinleştirici ürünlerle bu stresi minimalize edebiliriz.

Nekahat dönemi için ise bağışıklık güçlendirici ürünlerle desteklemeyi öneriyorum ben, corona pozitif kedilerde.”

Veteriner Hekim Aliye Akçer’in görüşü;

” Operasyon öncesinde her kedide önemli olan genel sağlık durumudur. Genel sağlık durumu uygun olan corona pozitif de kısırlaştırılabilir. Öncesinde bir iki haftalık bağışıklık sistemi güçlendirici bir tedavi uygulanabilir.”

9-”Anne Baba Olma Hakkını Ondan Almak İstemiyorum”

Burada şu ayrımı iyi yapmak gerekiyor; İnsanlardaki gibi annelik ve babalık duygu kedilerde var mıdır? Yoktur.

Kedilerin üreme döngüsü sadece genetiğini bir sonraki nesillere aktarmak üzerinedir. Zaten babalık diye bir kavram yok kedilerde. Annelik ise ilk 2-3 ay emzirip genel bakımını yapmaktan ibaret. Daha sonra aralarında herhangi bir akrabalık ilişkisi kalmıyor. Hatta kızgınlık dönemlerinde birbirleriyle çiftleşip nurtopu gibi ensest yavrular dünyaya getirebiliyorlar.

Dolayısıyla insanların yaşadığı gibi bir ”annelik/babalık tatmini” ortada yok. Kedinizden herhangi bir duyguyu ya da hakkı çalmıyorsunuz. Aksine onu, çiftleşme ile geçebilecek hastalıklardan kokuyor, doğum esnasında ölme riskini ortadan kaldırıyorsunuz.

10-”Bir Kerecik Anne Olsun İstiyorum”

Bir kerecikten 7 yavru

Aslında bu sorunun cevabını yukarıda yazdım ama buna özel bir yazım da var benim, adı; BİR KERECİK ANNE OLSUN. Buradan okuyabilirsiniz. Birazcık sert bir yazı çünkü bir grupta, bir şahıs ev kedisini ya da sokak kedisini kısırlaştırmak isteyen herkese ”bir kerecik anne olsun, hakkını alma” diye baskı yaptığı için biraz stres seviyem yüksekken yazmıştım. Ancak yine de okumanızı öneririm. Farklı birkaç bakış açısı sunmuştum.

Bir de bu ”bir kerecik” durumunda şunu anlamıyorum. Neden ”iki kerecik” değil? Madem hayvanın bir kerecik annelik duygusu olabiliyor ve siz önleme hakkını kendinizde bulmuyorsunuz. İki kerecik olmasını önleme hakkını size kim veriyor? Ya da dokuz kerecik? Annelik babalık hakkına müdahale etmeyecekseniz (ki yok öyle bir duygu) hiç müdahale etmeyin o zaman, hayvan doğura doğura heder olsun. Ömrü boyunca doğuracağı 45-50 yavruya da bi şekil bakılır. Ya da ilk doğumda ölürse de hakkını alma yolunda vefat etti deriz.

Hayır, şunu da anlamıyorum. Operasyon sonrası ağrı kesici almasına rağmen ağrısı olabilir diye korkulurken nasıl doğumdan korkulmuyor? Daha geçen gün, öğrenci bir kız iran kedisini çiftleştirmiş ve kedi doğumu tamamlayamamış. 2 ölü yavru doğurmuş 1 tanesi içinde kalmış. Veteriner hekim 1500 tl operasyon ücreti istemiş ve kız grupta bu parayı toplamaya çalışıyordu. Kedi o an ölümle burun buruna tabii, içinde doğuramadığı yavru var… Bu riski nasıl ve neden alabiliyorsunuz?

11-”Doğasına Müdahale Etmek İstemiyorum”

Kısırlaştırma doğaya müdahale olarak bakabileceğimiz bir konu değil. Bu müdahaleyi yapmayacaksak kedilerimizi sürekli olarak çiftleştirmemiz gerekiyor. Ömrü boyunca doğuracağı onlarca yavru ne olacak? Doğal seleksiyon olsun diye aradan seçmece öldürecek miyiz yoksa hepsine bakacak mıyız? Yuvalandırırız diyorsanız emin olun işler o kadar kolay değil. İyi yuva bulmak gerçekten çok zor. Ayrıca evde kedi üreterek sokakta yaşam mücadelesi veren yüzlerce hayvanın yuvalanma hakkını çalmış oluyorsunuz. Kedinizi de bitmek tükenmek bilmeyen üreme döngüsünde telef edersiniz.

Bu noktada ”Doğurtmayacağım, hormon ilacı vereceğim” diyenler oluyor. Hocam, 1 dakika. Hani doğasına müdahale etmiyorduk? Hormon ilacı ne zaman doğal oldu? Ayrıca sizinle defalarca hormon ilaçları yüzünden uzun vadede mahvolan hayvanları paylaştım. Lütfen bunu bir çözüm olarak düşünmeyin.

12-”Kısırlaştırmanın Günah Olduğunu Düşünüyorum”

Bu sorunun cevabı için Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığının sitesine baktım ve cevap;

” …gerekli ve meşru sebeplerle; toplum menfaati gereği evde beslenen hayvanların gebe kalmalarını engelleyici ilaç ve benzeri şeylerin kullanılmasında ve ekolojik dengeyi bozmamak şartıyla kedi, köpek vb. başıboş hayvanların kısırlaştırılarak çoğalmalarının kontrol altına alınmasında dinen bir sakınca yoktur (el-Fetâva’l-Hindiyye, V, 437).”

Görüyoruz ki dinen sakıncalı ve günah değil. Sizin şahsi fikriniz bu fetvadan daha doğru değildir diye düşünüyorum. Ayırca Nihat Hatioğlu da günah olmadığını bu videosunda belirtmiş.

Sonuçta günah olmadığına da kanaat getirdik diye düşünüyorum.

13-”Kısırlaştırma Ücretleri Çok Yüksek, Karşılayamıyorum”

Yine haklısınız,Türkiye’ de ekonomik durum o kadar kötü ki! Türkiye’de ortalama kısırlaştırma ücreti 600 tl diyelim. Çok daha uygun ya da pahalı yerler de vardır. Örneğin; İBB Fatih Hayvan Hastahanesi, belediye bünyesinde olduğu için dişi kedi 240 tl, erkek kedi 170 tl. Biz ortalama 600 tl diyelim. Bu rakam sadece bir kere ödeyeceğiniz ömürlük bir rakam. ”E, hocam olmayınca ödenmiyor.” Her gün kenara 1 tl koysanız bile 2 senede birikiyor. Yani biraz çözümcü olmak, bunu yapmak istemek gerekiyor.

Örneğin aylık 5000 tl geliri olan kişi de durumum yok yaptıramam diyor. Aylık 500 tl geliri olan kişi de durumum yok yaptıramam diyor. Öteki yandan asgari ücretle geçimini sağlayan bir kişi ise dişinden tırnağından artıp biriktiriyor ve kedisini kısırlaştırıyor. Olay bazen ”Ben evladıma flüt alamayacak mıyım?” diye kederlenip meyhaneye giden İbrahim Tatlıses’in çilingir sofrası kurdurtmasına dönüyor.

Çok uzağa gitmeyelim, çok yakın bir arkadaşım günde 1 paket sigara içiyor. 2, 3 günde bir dışarı çıkıp en az 100 tl harcayacağı aktiviteler yapıyor ama söz konusu kedisini kısırlaştırma olunca durumu yok. Aslında durumu yok değil. Olay kediye gelince, kediye harcayacak durumu yok. Kedisini o parayı harcamaya değer görmüyor. Tabii böyle söyleyemiyorum. Uygun fiyatlı bir klinik ayarlamaya çalışıyorum. O zaman da ” ay nasıl güveneyim” oluyor. SAÇIMI BAŞIMI YOLASIM GELİYOR. Arkadaş, kedin bu kadar kıymetliyse biriktir paranı, gerekirse bir senede biriktir git güzel bir klinikte kısırlaştır. Yok yapamam, biriktiremem o kadar dersen de uygun fiyatlı klinikte kısırlaştır. Sonuç olarak bir şekilde bir yolunu bulup kısırlaştır hayvanı.

Herkesin şartları, koşulları farklı ancak bu şartları ve koşulları kedinize göre ayarlamak sizin sorumluluğunuz. Bunu yapmakla mükellefsiniz. Her gün kenara 1 lira koyarak bile olsa, bununla mükellefsiniz. Durumum yok diye kenara çekilmemeli. Ayrıca hiç paranız yoksa (bu durumda kediniz de cins değildir diye düşünüyorum) barınakta kısırlaştırabilirsiniz. Bulunduğunuz yerin barınağı ile iletişime geçip, sokak hayvanı olduğunu belirterek kısırlaştırabilirisiniz. ”E aradık yapmıyorlarmış” o zaman yakında başka barınağı aramalısınız. ” E yakında başka barınak yok” O ZAMAN UZAKTAKİNE GİTMELİSİNİZ ya da para biriktirmelisiniz. Olay yine kısırlaştırmayı gerekli görüyor musunuz ya da kedinizi para harcamaya değer/ uzak mesafe gitmeye değer görüyor musuz’a dönüyor.

Bu nokta da artık siz karar verin;

Kısırlaştırmayı gerekli görüyor musunuz?

Kedinizi para harcamaya değer buluyor musunuz?

 

 

80

3 Responses

  1. Nihan
    16 Mayıs 2019
    • suzionline
      17 Mayıs 2019
  2. Şeniz
    15 Mayıs 2021

Yorumunuzu Yazabilirsiniz